• Anasayfa
  • NESİMİ ADAY
  • YAZILAR
  • SÖYLEŞİLER
  • FOTO/BELGE
Burada Ara...
Nesimi Aday
YUKARI

Tag: Safevi

FEATURED
YAZILAR

Türk-Kürt İlişkilerine Tarihsel Bir Bakış: Süngü Kardeşliği

FEATURED

Dünden bugüne Kürt-Türk ilişkilerine bakıldığında ‘Kardeşlik’ duygusu, ‘komşuluk’ ilişkisi, siyasi ‘İttifak’ ya da ‘din kardeşliği’ mefhumlarının öne çıktığı görülür. Peki iki halkı yan yana getiren, savaştıran, barıştıran, birlikte yaşamaya olanak yaratan sosyal, siyasal koşullar nelerdir?…

 
Daha Fazlası...

Nesimi Aday

 

''kırgındı aşk şehrin çatı katlarında gizleniyordu

kanıyordu sesim adreslerde, gezgindim ceplerimde ayışığı

kederli kuşlar gördüm, mutsuz kadınlar gibi sessizdiler

ateşi sevdim, zerdüştʼten buyan hep sevdik

terazisi bozuktu ayrılığın, gecenin adı yoktu

merhamet diledim perşembeʼden

yanan yağmuradan, suya düşen ateşten...''

KATEGORİLER

  • SÖYLEŞİLER
  • YAZILAR

Son Yazılar

  • Ölümün Ontolojik, Felsefi ve Toplumsal Boyutları
  • Türk-Kürt İlişkilerine Tarihsel Bir Bakış: Süngü Kardeşliği
  • Lozan, Cumhuriyet ve Kürtler
  • Like-Dislike Sarmalında Teknoloji ve Ahlak Üzerine
  • Uzun bir öykü olmak; Emirali Yağan’ın Şiir Atlası

COROVANA ÜÇ GEYİK – ŞİİR

ÜÇ GEYİK
EFSANESİ

Derlerki Corovanlılar, Aleviliği kabul etmeden önce bir başka inanca/dine mensuplarmış.

Tarih kaynaklarına göre Kürtlerin antik dini Zerdüşt öğretisine ve oradan beslenen Ezîdîlik inancına kadar uzanan bir yol süreği var...

Anlatır yaşlılar; günlerden birgün Corovan’a bir pir/derviş gelir ve onları yol’a, yol’una davet eder. Sorar Corovanlılar da ''Mucizen nedir ya derviş?'' diye. Dervişten itikat ve yol erkanı sahibi biri olduğuna inanmaları için keramet göstermesini isterler.

Derviş yürüdüğü yol’un ispatı için; yediden yetmişe bütün Corovanlıları toplar köy meydanına. Elindeki ince söğüt dalı (Kürtçe ''mol'') 'çubukla vurur yere ve kopup gelir Kur Evdal Tepesi'nden (Abdal Baba Tepesi) üç geyik. Yatarlar, bugün hâlâ ziyaret olan, Pagê Mealî’de dervişin dizleri dibine. O vakit derviş; “Üç geyiği kesip, üç ayrı kazanda pişirip, yediden yetmişe yiyin, kemiklerine, kıkırdaklarına dokunmayın ve sonra kemiklerini kendi postlarına doldurun” diye buyurmuş.

Söyleneni yapmış Corovanlılar. Pişirmişler üç geyiği üç ayrı kazanda ve yemişler yediden yetmişe. Sonra kemikler toplanıp kendi postlarına doldurulup, konmuş dervişin dizleri dibine. Derviş, elindeki mol çubukla vurunca posta, fırlayıp dağa çıkmış bir güzel geyik. Derviş elindeki çubukla tekrar vurunca ikinci posta, yine canlanıp Kur Evdal tepesine tırmanmış geyik. Fakat elindeki mol çubukla vurunca derviş üçüncü posta, arka ayağından topallayarak yola koyulmuş son geyik. Sormuş o vakit pir/derviş, “İçinizden biri, sözümü dinlememiş, yemiş geyiğin kemiğini, ondan topallıyor mübarek?” diye. Hamile bir kadın, “Ben aşerdim, dayanamadım, bir kıkırdak yedim’’ diye boyun bükmüş...

Böylece tamamlanmış dervişin mucizesi, yol, ayan olmuş Corovanlılara..

Derler ki Corovanlılar o tarihten itibaren Ehli Hak Aleviliğini ve onun yol’unu benimsemişler...

 

© 2026 Nesimi Aday